Yıllar önce dinlediğim bir şarkı bu sabah birden aklıma geldi, şarkıda terk edilen Jennifer "gidemezsin arkadaş" isyanı var. Seveceksin diyor da başka bir şey demiyor (Dreamgirls filminden bir sahne).
Benim sözüm ilişkilerden öte içimizdeki o isyan eden tarafla ilgili. Hani bazı yerlerimiz vardır inatla sevemeyiz ya da görmezden geliriz. Hele bir de öfkeliyse iyice öteleriz, yalnız bırakırız, dinlemeyiz kendini ifade etmesine müsade etmeyiz. Yanında durmayız sahiplenmeyiz, varlığından korkarız, gerçekliğinden ürkeriz söylemesi muhtemel doğruların bizi sarsmasından, yıkılması gereken kalıpların varlığını farkettirmesinden ödümüz kopar. Sonra o bastırdığımız yerimiz bir kasırga koparır. O dakikadan sonra dinlememek mümkün olmaz. Çünkü aslında hiçbir yere gitmemiştir. Öyle bir şarkı, "seveceksin arkadaş, bir yere gitmiyorum sen de beni seveceksin...".
Dün akşam müzik keşfetmek bahanesiyle Youtube'un altını üstüne getirirken açtığım linklerden biriydi. Gecemin sonunda yarın tıklanmak üzere birikmiş bir çok sekme arasında günün kapanış videosu olarak bu videoyu seçip izledim.
Film drone ile belli bir yükseklikten çekilmiş sekansların müzik ile montajlanıp lirik bir şekilde sunulmasından ötürü biraz da uzun metraj video klip havasında bir belgesel film.
Belki hiç ziyaret etme fırsatı bulamayacağınız toprakları, hayatları ve eminim bir kısmının varlığından daha önce haberdar olmadığınız yaşamları tarladaki çiçekleri sunar gibi rengarenk sunmuş. Sekanslar arasında farklı farklı ülke vatandaşı olan insanların bir kaç saniyelik portreleri gösteriliyor.
-spoiler-
'tek düzeleşecek mi acaba?' diye düşünmeye başlamışken gelen bir 'Swimming in China' sahnesi ve sonrası var ki insanın ve dünyanın ne kadar zengin ve enteresan hikayelerle dolu olduğunu ve yapımın bu zenginliği yansıtmadan ve bunu hissettirmeden içeriği tamamlamayacağını gördüm.
-spoiler-
Öyle ki bir noktadan sonra yapımın ihtişamına alışıp daha fazlasını istemesi muhtemel iştahınızı doyurmadan kesinlikle sona ermiyor.