Imlaydi espasti derken kendimi Londra"da buldum. ş`leri soyleyemeyen bir klavyenin kullanicisi oluverdim birden.
Sabah erken saatlerde sokaktaki herkes (beyaz) Ingilize benziyordu, oglene dogru Hintli, Koreli, Turk, Ispanyol derken aksam uzeri eve donuste herkes (zenci) Ingilize donustu. Herkesin sivesi ne kadar da farkli, insan kendi eksikliginden utanmiyor ne mutlu.
Metroda kendi arasinda nece oldugunu anlamadigim bir dilde konusan iki sapsarisindan biri birden donup "do you know the word guy, like dude?" diye bir soru sordu. Birisi ingilizcemi sinayacak diye mumkun mertebe az konusurken eve donus yolunda birden boyle bir soruyla karsilasinda kendimi yakalanmis gibi hissettim. Gerekceleri de gay ile guy arasindaki yazim farkini anlamakmis. Iste burasi bu kadar gay demek istedim nedense.
Bagladim gitti...
3 comments:
oralarda bile ıssız değilsin sen unutma...
ii şanslar bitanem...
iyi de, olmuyor böyle tek metro anısıyla filan?
reca ederim bana kaldığın yerden (ev mi artık yurt mu, neresiyse?) kaldığın bölgeden filan bahset... nereye taşınacaksın? okul nasıl, falanlar filanlar...
bu arada elizabeth şu anda burada :) torun görmeye gelmiş
peki dory kim
Post a Comment