Translate
Arif Ustanin Cin Lokantasi
"Heligadikiiiii" "Kiii buddy kiii"
Duragima geri dondum.
Koltuguma yerlestim, simdi gideriz birazdan evdeyim oh bee...
......
O anki tedirginlik seviyem, mevcut dil bilgim ve bir kac kadeh kirmizi sarabin destekledigi hayal gucum birlesince benim icin "in cabuk bomba var" gibi bir anlam cikti ortaya.

Seni yenecegim Landin...
Imlaydi espasti derken kendimi Londra"da buldum. ş`leri soyleyemeyen bir klavyenin kullanicisi oluverdim birden.
Sabah erken saatlerde sokaktaki herkes (beyaz) Ingilize benziyordu, oglene dogru Hintli, Koreli, Turk, Ispanyol derken aksam uzeri eve donuste herkes (zenci) Ingilize donustu. Herkesin sivesi ne kadar da farkli, insan kendi eksikliginden utanmiyor ne mutlu.
Metroda kendi arasinda nece oldugunu anlamadigim bir dilde konusan iki sapsarisindan biri birden donup "do you know the word guy, like dude?" diye bir soru sordu. Birisi ingilizcemi sinayacak diye mumkun mertebe az konusurken eve donus yolunda birden boyle bir soruyla karsilasinda kendimi yakalanmis gibi hissettim. Gerekceleri de gay ile guy arasindaki yazim farkini anlamakmis. Iste burasi bu kadar gay demek istedim nedense.
Bagladim gitti...
"He's so great, maybe the greatest"... Richard Avedon

Fotoğrafladığı her çehrenin kişiliğini, kurduğu iletişimle yansıtma lütfuna sahip doğmuş Avenon. Bu sebeptendir ki unutulmaz bir portre fotoğrafçısı olarak tarihteki yerini almış. Baskılarının büyüklüğü dillere destan, çalışmaları 8x10 feet yani (2,5x3 metre) boyutlarında olunca da günde bir baskı hazırlamış. sırasıyla:
- Marlon Brando, 1951
- Audrey Hepburn, 1953
- Cher, 1974
- Major Claude Eatherly (Hiroshima Pilotu), 1963 Democracy serisinden,
- Barack Obama, 2004
(daha fazlası için; http://www.richardavedon.com/)




