Manyak mıyım ben? Hayır, sadece karşımdakinin işini kolaylaştırırsam belki beni daha iyi anlar diye umuyorum. Gönlümce "nktalama isartlerniin ta a.q." falan yazma özgürlüğüm de var elbette, ancak ben onları acele yapılan msn yazışmalarıma saklıyorum.
Sanal mecrada usulüyle metin yazmayı Üniversite 1. sınıfta bilgisayar dersinde öğrenmiştim (şimdilerde Mersin'de yaşayan ve bol bol tantuni yediğini duyduğum Beyhan Hocam'a selam olsun), sanırım öğrenimim süresince konuyu fazla ciddiye almışım ki beynimdeki bazı noktalarda hasar meydana gelmiş. Çünkü ben redaktör olmadığım halde, gözlerim öyleymişim gibi davranıyor. Gözlerimin espas hatalarına olan duyarlılığından fevkalade şikayetçiyim.
Espace Fransızca'da boşluk demek ve İngilizce'deki space de buradan geliyor. Türkçemize de espas olarak geçmiş. Noktalama işaretlerinden ve kelimelerden sonra konması gereken o tek bir boşluk yok mu o tek bir boşluk...
Herhangi bir metindeki espas hatalarının sayısına göre o metni okuma hevesim bile değişebiliyor. Hele iş başındayken elime geçen resmi yazılarda, sözleşmelerde veya e-posta yazışmalarında denk geldiğim zaman o metni ciddiye almakta zorlanıyorum. Takribi olarak 3. cümleye geldiğimde metni yazan kişi hakkında kafamda infaz başlıyor:
"Hımm... özensiz birisi sanırım..."
"Hımm... göz zevki de yok bunun canım..."
Aşağıda 2009'a girişimizle kullanmaya başladığımız ve bana monopoly paralarını anımsatan boyutlarıyla İkiyüz TL'lik bir banknot var. Hayır efendim, "ikiyüz" değil "iki yüz". Bu yanlıştan ötürü koleksiyoncular koşturmuş bankalara, serinin ilk paralarını alabilmek için. Tarihi bir hataymış bu onlar için, valla benim için de öyle çünkü Türk Dil Kurumu diyor ki “Sayıların her rakamını ve basamağını gösteren sözcük ayrı yazılır”. Çek yazarken durum farklı, araya başka bir rakam konulmasın diye bitişik yazılmalı.
İş yerinde bir kamu kuruluşuna yazdığımız resmi yazı, bu imla kuralına uymadığımız için geri dönmüştü. E ben de bana bu hatayla 200 tl basan başka bir kamu kuruluşuna "bunda espas hatası var" diye parayı geri göndereyim madem.
-- Yapmayalım efendim,espasları geçmeyelim ! --
(Gözüne söyle, bu cümledeki üç yanlışı bulmakla başlasın)

4 comments:
o diil de, bu paraların arkasında farklı insan resimleri var. süper oldu. artık biz de bara biri girip barmene "bu fotoğraftakini tanıyor musun?" diye sorduğumuzda barmen de bize "ı ıh, çıkartamadım" dediğinde, "belki washington hatırlamana yardımcı olur" benzeri bir cümle ile çıkartıp para verebilecez. kuruş ilk çıktığında 25 kuruşa çeyreklik deme girişimimiz pek tutmamıştı. bu sefer olacak, inanıyorum.
ahaha çatlak tuğçe yine iş başında.
http://getir.net/oo3
daha yeni anladım :) macideymiş! bir de nasıl dinledin beni bilmem; tantuni değil, köfte piyaz. mersin değil antalya. bir zamanlar dinlemişsin gerçi, o da olur.
Hocam yapmayın, karıştırdım cidden. Antalya'da mı yaşıyordunuz Mersinli miydiniz... Hepsi birbirine girmiş:)
Evvet macide... Öğrencilik hayatım boyunca bu ismi kullanmadım (utanıyordum eheh) ama sonra bir baktım nüfus cüzdanımda bile yazıyor ve güzel de bir isim. Duyanlar ilk ismimle hitap etmeyi bıraktı. Artık macit, maciş, maci, macideyim:) aşkolsun siz de tanımadınız mı geçen gün... sınıfta başka macide olabilir miydi sizce:)))
Macide'yim, Macide'sin, Macide:)
Post a Comment